HAYAT
- Leviosaa

- 23 Kas 2022
- 2 dakikada okunur
Üstü karalanmış ve önceden belirlenmiş bir hayattı sadece yaşadığımız. Doğ, büyü, okula git, ödevler, sınıf atla, sınavlar, çabala, mezun ol, çabala, iş hayatı ve yine çabala. Ömrümüz yıllarca belirlenmiş doğrular arasında gelip giderken koşuşturmalarla geçiyor biz fark etmeden.
…
Soğuk bir kasım sabahında terk ediyorum bu şehri, bedenimi burada bırakıp, ruhumu alıp giderek. Bir ormanın derinliklerinden yazıyorum bu cümleleri. Kulağımda yağmur damlalarının sesi, ayaklarımın altında yaşadığı ağacı terk etmiş sarı yapraklarla huzur adı verilen bir parkta huzuru bulmak için çıktım evden apar topar, yanıma sadece defter ve kalem alarak. Kuş seslerinin cıvıldamaları geliyor kulağıma birkaç yaprak hışıltısıyla. Yaprakların ağaçlarla bir sorunu olması lazım ki yaşadıkları yeri tüm hüzünleriyle bırakıp gidiyorlar. Belki başka bahara tekrar gelmek için. Baharlar lazımdır belki toparlanmak için belki de birkaç güler yüz.
…
Yazıyorum şuan hudutsuzca ne yazdığımı bilmeden. Boğazımda düğümlenen kelimeleri aktarmaya çalışıyorum başka bir dille ve başka bir şekilde. Yaşadığım, yaşattığım, yaşanılan hüzünler gözlerimden değil de kalemimden dökülsün istiyorum belki birazcık da olsa rahatlayabilmek için. Bir kalbi kırdım kırılan kalbimi önemsemeden. Sonunda ölüm denen gerçeği bilerek, belki de unutarak çıkan kelimelerin hançere dönüşünü hissediyorum boğazımda. Bir sonbahar sabahının, soğuk bir kış gecesine dönüştüğünü hissediyorum. Yavaşça yalnızlığın soğukluğunu hissediyorum sonra iliklerimde.
…
Geçip giden zamanı tutamadığıma ağlıyorum sonra saatlerce. Biliyorum çünkü zaman geçtikçe yaşanılan kalp kırıklarının unutulduğunu fakat iz bıraktığını. Tek bir gözümden akıyor sadece yaşlar, hisleri vardır belki de hissedilen acının tarafına doğru süzülüyordur ki çiçekler açabilsin diye. Yaşadığım hayatın zorluklarını unutup, acıyan kalbimin acısının dinmesini bekliyorum bir ağacın altında ve ormanın derinliklerinde. Buradan kalkıp acılarımı buraya biraz da olsa gömebilmek için. Elimde ki sigaranın yanışını unutup içimde ki cümlelerle savaşıyorum saatlerce. Üzülüyorum tekrar, tekrar geçip giden zamana ve büyüyen kırgınlıklara.
…
Ben içimdekileri kâğıda dökmeye çalışırken aniden bir ses duydum arkamdan, kafamı çevirdiğimde gördüm gözleriyle bana bakan tatlı bir misafiri. Dışardan biri görse ne yapıyor bu kızcağız diyecekleri kadar sohbet ettik kedicikle. Yanımdan bir an bile olsa ayrılmayan küçük misafirimle oturmaya başladık sonra ormanda. O birazcık sevgi istiyordu ben ise huzur. O bende istediği sevgiyi buldu ben ise aradığım huzuru.

Yorumlar