SİSLİ GECE PART 1
- Leviosaa

- 11 Ara 2022
- 1 dakikada okunur
Sisli aralık bir gecesinden yazıyorum şimdi de cümlelerimi. Bir kaldırıma oturmuş, gecenin güzelliğine kapılmış bir şekilde, bir şeyler karalıyorum. Aslında evden çıkmadan önce kafamda kurmuştum, cümlelerime nasıl başlayacağımı. “Soğuk, sisli bir gecenin karanlığını ve yalnızlığını üstlenerek” diye başlayacaktım. Fakat dışarı çıktığımda fark ettim sokağın güzelliğini. Sokağı aydınlatan sokak lambasının altından baktım, sislerin mükemmel ahenk içerisinde ki danslarına. Sokağı beyaza boyamışlar adeta beyaz bir çiçek gibi. Yüzümde ki gülümsemeyi durduramadan yazıyorum sözcüklerimi bu sefer, sokak lambasının altından ve bir kaldırım taşından. Galiba hayatımda ilk kez mutlu bir şekilde yazıyorum cümlelerimi, havanın güzelliğine bürünerek. Oysa böyle havalara hep iç karartıcı derlerdi, ne de çok yanılıyorlar. Böyle güzel bir havanın nesi iç karatıcı olabilir ki? Yanıma kulaklığımı almıştım, gerek yokmuş. Gecenin sessizliği ne de güzel şarkıymış. Yalnızlık ve hüzünlü bir melodi de değil bu. İlk defa duyduğun sana güzel gelip, tekrar tekrar dinlemek istediğin güzel bir şarkı gibi.
Soğuk bir aralık ayının,
Sıcak gecesi.
Sokağı aydınlatan,
Bir sokak lambası.
Sokak lambasının aydınlattığı,
Sislerin ahenk içinde ki dansı.
Gökyüzünde tek bir yıldız olmadan,
Güzelleşen gece.
Sokağın başında ki bir ağacın,
Görünmeyen fakat hayalimde ki görüntüsü.
Yıllarca aranan mutluluğun,
Tek bir gecede bulunması.
Geceyi şenlendiren sessizlik.
Bir parkın buğulu gecesinden tekrardan merhaba. Merhabalar biriktirdiğim gecenin sonuna hoşçakallar sığdırdım. Gecenin hoşluğundandı belki de hoş bir veda bırakmak içindi. Hoş ve güzel bir geceden beklenen çok şey vardı oysa ki, yıldızlar hariç. Onlar ise gökyüzünde değil de gözlerimdeydi. Kaldırımda başladığım yazının sonunu bir otobüsün cam kenarında sonlandırıyorum. Hayatın size ne zaman güleceği bilinmediği gibi bazı hikâyelerin sonları da bazen bilinmezdir.

Yorumlar